Malatya'da Güvenç Mahallesi arsenik ve asbest kıskacında

Malatya’nın Güvenç Mahallesi’nde demir madeni ve çevresel asbest ölüm saçıyor. Sularında yüksek miktarda arsenik ve asbest tespit edilen köylüler, bu sorunun bir an önce çözülmesini istedi.

Dünyada ve ülkemizde farklı tarihlerde asbest kullanımı konusunda kısıtlamalar ve yasaklar getirilmiş olsa da asbest halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Asbest Arge Grup Başkanı Dr. Eşref Atabey’in araştırmalarına göre asbest ülkemizde 51 il, 106 ilçe sınırları içindeki 237 köy ve mahallede asbest zuhur ve yatakları mevcut. Bunların 73 tanesi ise asbest yatağı konumunda. Yine Atabey’in araştırmasına göre Malatya’nın Hekimhan ilçesinde Hasançelebi, Deveci ve Güvenç Mahallesi’nin 1 km doğusu 1700 metre yükseklikte “krizotil asbest” yatakları bulunuyor.

Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Basak, Deveci, Boğazören, Çulalı ve Güvenç köy ve mahalleleri, maden ocaklarından çıkan duman ve tozlarla çevrilmiş durumda. Kolin Holding bünyesinde yürütülen maden çıkartılması ve eleme işlemleri Güvenç ve çevre yerleşim yerlerinde yaşayan yurttaşların sağlığını da tehdit etmeye devam ediyor.

SULARDA ARSENİK VE ASBEST TESPİT EDİLDİ

Güvenç köyünde kullanılan sulardan alınan numunelerin laboratuvar ortamında yapılan SEM EDX görüntüleme ve elementel analiz raporunda arsenik ve asbest tespit edildi. Analiz sonuçlarını değerlendiren Laboratuvar Kalite Müdürü Jeoloji Mühendisi Rahman Burak Oflu, yaptıkları analiz sonuçlarında arsenik seviyesinin olması gerekenin çok üstünde olduğunu tespit ettiklerini söyledi.Analiz sonuçlarından sonra köyde içme suyunun kullanımının yasaklandığını belirten Oflu, “Ayrıca sularında asbest olduğu da yetkililer tarafından söylenmesi nedeniyle Asbest ARGE grubu olarak köyden su numuneleri istedik. Su numunelerinde yapılan asbest analizinde numunelerden bir tanesinde krizotil asbest tespit ettik” dedi. MADENDE ÇALIŞAN İŞÇİLER DE TEHLİKE ALTINDA

Hem çevresel asbest hem de madencilik faaliyetlerinden meydana gelen toz ve asbeste maruz kalmak Güvenç köyünde yaşayan ve o bölgedeki maden ocaklarında çalışan işçiler için tehlikeli boyuta ulaşmış durumda.Asbestin içme ve kullanma sularına kontamine olması nedeniyle de asbeste maruziyete ayrı bir tehlikenin daha oluşturduğunu söyleyen Laboratuvar Kalite Müdürü Jeoloji Mühendisi Rahman Burak Oflu, “Köy halkınd akciğer kanseri vakalarının ve solunum yolu rahatsızlıklarında gözle görünür artış göstermesi bunun göstergesidir” diye ekledi. Oflu, “Arsenik suda, Dünya Sağlık Örgütü tarafından öngörülen sınır değeri 0.01 miligram/lt olup köy suyunda bu değerin 30 kat üstüne çıktığı da yapılan analizlerde görülmüştür. Arsenik de benzer şekilde akciğer ve mesane kanseri vakalarını tetiklemektedir” diye konuştu. KANSER ÖLÜMLERİ TEHLİKELİ BOYUTTA

Hekimhan’a bağlı Güvenç Mahallesi’nde yaklaşık 120 kişi yaşıyor. Yaz aylarında nüfusun çok daha fazlalaştığını söyleyen Mehmet Ali Keleş, Güvenç’te geçimini kayısı üreticiliği yaparak sağlıyor. Keleş, köylerindeki çevre felaketini köylerindeki kanser vakalarıyla anlatıyor. Köydeki ölümlerin ya akciğer ya da bağırsak kanserinden olduğunu söyleyen Keleş, “Hemen hatırladığım kadarıyla köylülerimizden İhsan Karaca, Latife Dağınıklı akciğer kanserinden, Sadık Canlı ise bağırsak kanserinden öldü. Köylümüzde yaşayıp kısa bir sürede göç edip gittikleri yerlerdeki ölenleri saymıyorum” dedi.

AK TOPRAK ÖLÜM SAÇIYOR

Çok eski yıllardan beri kullandıkları ak toprağın ölüm saçtığını sonradan öğrendiklerini söyleyen Keleş, “Kireç (kil) özelliği gösteren sert ve beyaz taşları dağlardan getirip genişçe bir leğen ya da kutunun içinde su ile bir müddet bekletirdik. İyice eritip yapışkanlaşmasını bekler evin duvarlarına sürerdik. Sonra da üzerini kireçle boyardık. Hem güzel görünür hem de böceklerden korurdu. Bu yöntemi yıllardır kayısılara da uyguladık” diye anlattı. Keleş, asbest ve arsenik sorununun bir an önce çözülmesini istedi. Haberin Linki Evrensel Gazetesi>>>


1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör