top of page

TÜRKİYE’DE ASBEST MEVZUATI VE YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER

Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik

Türkiye’de asbest içeren malzemelerle yapılan tüm söküm, bakım, tamir, yıkım ve uzaklaştırma faaliyetleri,
“Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik” hükümlerine tabidir.

Bu Yönetmelik; çalışanların, çevrenin ve üçüncü kişilerin asbest liflerine maruziyetini önlemeyi amaçlamakta olup, işverenler ve uygulayıcılar için bağlayıcı ve zorunlu hükümler içermektedir.

Asbestle Çalışma Nedir?

Asbestle çalışma; aşağıdaki faaliyetlerin tamamını kapsar:

  • Asbest içeren malzemelerin sökülmesi,

  • Tamir veya bakım amacıyla müdahale edilmesi,

  • Uzaklaştırılması veya değiştirilmesi,

  • Asbestli ekipmanların açılması veya demonte edilmesi.

Kapalı sistemlerde bulunan ve normal kullanım sırasında lif salımı yapmayan asbestli ekipmanlar, rutin işletme sürecinde risk oluşturmayabilir.
Ancak bakım, onarım veya söküm aşamasında yapılan her türlü müdahale, mevzuat gereği asbestle çalışma olarak değerlendirilir.

Yetkili Kişiler ve Sertifikasyon (MADDE 8)

Yönetmeliğe göre;

  • Asbest söküm, yıkım, tamir, bakım ve uzaklaştırma işleri,
    asbest söküm uzmanı nezaretinde,
    asbest söküm çalışanı tarafından yapılmak zorundadır.

  • Bakanlık tarafından tanımlanmış eğitimleri almış kişilerden, bu iş için ayrıca mesleki eğitim belgesi talep edilmez.

  • Sertifikasız personel ile asbestle ilgili çalışmalar yürütülemez.

Bildirim ve İş Planı Zorunluluğu (MADDE 9)

Asbestle ilgili çalışmalara başlanmadan önce işveren;

  • İş planı hazırlamak,

  • Bu iş planı ile birlikte Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne bildirimde bulunmak zorundadır.

Bildirimde yer alması gereken bilgiler:

  • İşyerinin ticari unvanı ve adresi

  • Sökümü yapılacak asbestin türü ve miktarı

  • Yapılacak iş ve işlemler

  • Çalışacak personel sayısı

  • İşin başlama tarihi ve tahmini süresi

  • Asbest söküm uzmanı belgesi

  • Asbest söküm çalışanı belgeleri

İş Planının İçeriği

Hazırlanacak iş planında özellikle aşağıdaki hususlar yer almalıdır:

  • İşin türü ve süresi

  • Çalışmanın yürütüleceği alan

  • Asbestin sökülmesinde kullanılacak yöntem

  • Kullanılacak ekipmanların özellikleri

  • Çalışanların korunması ve dekontaminasyonu

  • Çevrede bulunan diğer kişilerin korunması

  • Asbestli malzemelerin güvenli şekilde uzaklaştırılması

Çalışma Sırasında Maruziyetin Kontrolü

Asbestle çalışmalarda temel amaç, çalışanların ve çevrede bulunan diğer kişilerin asbest liflerine maruziyetinin önlenmesi veya mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesidir.

Bu kapsamda;

  • Çalışmalar lif salımını en aza indirecek yöntemlerle yürütülür,

  • Çalışma alanı fiziksel olarak sınırlandırılır ve izole edilir,

  • Söküm öncesi ve sırasında kontrollü ıslatma yöntemleri uygulanır,

  • Basınçlı hava, kuru temizlik, fırçalama gibi lif yayılımını artıran yöntemler kesinlikle yasaktır,

  • Uygun kişisel koruyucu donanımlar (özellikle FFP3 filtreli solunum koruyucular) kullanılır,

  • Gerekli durumlarda lokal havalandırma ve filtrasyon sistemleri devreye alınır,

  • Çalışma süresi ve çalışan sayısı maruziyeti azaltacak şekilde planlanır.

Sınır Değer Nedir? (0,1 lif/cm³)

Türkiye’de asbestle çalışmalarda tanımlanmış maruziyet sınır değeri,
8 saatlik zaman ağırlıklı ortalama (TWA) esas alınarak 0,1 lif/cm³ olarak belirlenmiştir.

Bu sınır değer;

  • Kişisel koruyucu donanımlar (KKD) kullanılarak yapılan çalışmalar sırasında,

  • Doğrudan asbestle çalışan asbest söküm uzmanı ve asbest söküm çalışanlarının maruziyetini esas alır.

Başka bir ifadeyle bu değer;

  • Genel ortamlar,

  • Kullanıcılar,

  • Rastgele maruz kalan kişiler

için değil, kontrollü koşullarda, KKD kullanımı altında çalışan profesyonel asbest personeli için tanımlanmış azami üst sınırdır.

Bu değer “güvenli” veya “zararsız” bir seviye anlamına gelmez. Esas hedef, maruziyetin bu değerin mümkün olduğunca altında tutulmasıdır.

Avrupa Birliği Yaklaşımı ve Güncel Gelişmeler

Avrupa Birliği, asbestin kanserojen etkileri nedeniyle maruziyet sınır değerlerinin daha da düşürülmesi yönünde kararlar almıştır.

Bu kapsamda;

  • Mevcut 0,1 lif/cm³ sınır değerinin,

  • Kademeli olarak önce 10’da 1 seviyesine,

  • Nihai hedef olarak 50’de 1 seviyesine (0,002 lif/cm³) düşürülmesine yönelik düzenlemeler kabul edilmiştir.

Bu yaklaşım, asbestle çalışmalarda sınır değere uyumun tek başına yeterli olmadığını, esas hedefin en düşük mümkün maruziyet (ALARA prensibi) olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Çalışma Sonrası Ölçüm ve Belgelendirme

Asbestle ilgili işlemler tamamlandıktan sonra;

  • İşyerinde asbest tozuna maruziyet riskinin kalmadığını gösteren,

  • Ölçüm sonuçlarını içeren bir belgenin düzenlenmesi zorunludur.

Bu ölçümler;

  • Akredite ve yetkilendirilmiş laboratuvarlar tarafından yapılır,

  • Sonuçlar Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne teslim edilir.

Bu Önlemler Alınmazsa Ne Olur? (Hukuki Sonuçlar)

Mevzuatta öngörülen önlemlerin alınmaması durumunda:

  • Çalışma, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında derhal durdurulabilir,

  • İşverene idari para cezaları uygulanır,

  • Sertifikasız personel ile yapılan çalışmalar geçersiz sayılır,

  • Maruziyet sınır değerinin aşılması hâlinde adli ve cezai sorumluluk doğabilir,

  • Çalışanların sağlık kaybı durumunda tazminat yükümlülüğü söz konusu olur,

  • Ölçüm ve belgelendirme yapılmamış işler hukuken tamamlanmış kabul edilmez.

Denetimlerde özellikle;

  • Sertifikalı personel kullanımı,

  • İş planı ve bildirim süreçleri,

  • Maruziyet sınır değerlerine uyum,

  • Ortam ölçüm raporları

kontrol edilmekte ve eksiklik hâlinde yaptırımlar uygulanmaktadır.

Profesyonel Asbest Söküm Hizmeti

Asbest içeren ekipmanların sökümü, bakımı veya değiştirilmesi işlemleri;
mevzuata uygun, sertifikalı personel ve doğru yöntemlerle yapılmalıdır.

Asbest söküm planı hazırlanması, bildirim süreçleri ve sahada güvenli uygulama konularında uzman desteği alınması, hem yasal hem de sağlık açısından zorunludur.

2872 Sayılı Çevre Kanunu Kapsamında Asbestin Değerlendirilmesi

Asbest, yalnızca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında değil, aynı zamanda 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında tehlikeli bir çevresel kirletici ve tehlikeli atık olarak değerlendirilmektedir.

Çevre Kanunu’nun temel amacı; çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve insan sağlığına zarar verebilecek faaliyetlerin kontrol altına alınmasıdır. Bu kapsamda, asbest içeren malzemelerle ilgili tüm faaliyetler çevresel sorumluluk doğurur.

Asbest = Tehlikeli Atık (Çevre Hukuku Açısından)

Asbest içeren malzemeler;

  • Tehlikeli atık niteliğindedir,

  • Kontrolsüz şekilde çevreye bırakılması, taşınması veya bertaraf edilmesi yasaktır,

  • Yönetmeliklere uygun şekilde ayrı toplanmalı, paketlenmeli, taşınmalı ve bertaraf edilmelidir.

Asbestli atıklar, Çevre Kanunu kapsamında çevreyi kirletme riski taşıyan özel atıklar arasında yer alır.

Çevreyi Kirletme Yasağı ve Asbest (Madde 8)

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca;

“Her türlü atık ve artığın, çevreye zarar verecek şekilde, doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesi yasaktır.”

Asbest liflerinin;

  • Havaya,

  • Toprağa,

  • Suya

kontrolsüz şekilde yayılması, çevreyi kirletme fiili olarak değerlendirilir.

Bu nedenle, asbest söküm, bakım veya uzaklaştırma çalışmalarında yalnızca çalışan sağlığı değil, çevresel yayılımın önlenmesi de zorunludur.

Atık Yönetimi ve Bertaraf Yükümlülüğü

Çevre Kanunu çerçevesinde;

  • Asbestli atıklar, tehlikeli atık yönetimi hükümlerine tabidir.

  • Atıklar, sızdırmaz ambalajlarda, etiketli olarak taşınmalıdır.

  • Taşıma işlemleri lisanslı firmalar tarafından yapılmalıdır.

  • Nihai bertaraf, yetkili ve lisanslı bertaraf tesislerinde gerçekleştirilmelidir.

Asbestli atıkların geçici depolanması dahi, çevresel risk oluşturmayacak koşullarda yapılmak zorundadır.

Çevresel Sorumluluk ve “Kirleten Öder” İlkesi

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun temel ilkelerinden biri “kirleten öder” ilkesidir.

Bu ilke kapsamında;

  • Asbestin çevreye yayılmasına neden olan kişi veya kuruluş,

  • Oluşan çevre zararını gidermekle yükümlüdür,

  • Temizlik, bertaraf ve iyileştirme masraflarından doğrudan sorumludur.

Bu sorumluluk;

  • Kusur aranmaksızın,

  • Fiilen çalışmayı yapan kişi veya işveren üzerinde doğar.

İdari, Mali ve Cezai Yaptırımlar

Asbestle ilgili çevre mevzuatına aykırı uygulamalar;

  • İdari para cezaları,

  • Faaliyetin durdurulması,

  • Çevresel zararın giderilmesi için ek yükümlülükler,

  • Gerekli hâllerde adli süreçler

ile sonuçlanabilir.

Asbestin çevreye yayılması durumunda, yalnızca İSG mevzuatı değil, Çevre Kanunu hükümleri de eş zamanlı olarak uygulanır.

İSG ve Çevre Mevzuatının Birlikte Değerlendirilmesi

Asbestle ilgili faaliyetlerde;

  • İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygunluk,

  • Çevre mevzuatına uygunluk

birlikte sağlanmak zorundadır.

Sertifikalı personel kullanılması, KKD tedbirleri ve maruziyet sınır değerlerine uyum tek başına yeterli değildir.
Aynı zamanda, asbest liflerinin çevreye yayılmasının önlenmesi ve asbestli atıkların çevre mevzuatına uygun yönetilmesi zorunludur.

Sonuç: Asbest Çift Mevzuat Rejimine Tâbidir

Türkiye’de asbest;

  • İş sağlığı ve güvenliği açısından çalışan maruziyeti riski,

  • Çevre hukuku açısından tehlikeli atık ve çevresel kirletici

olarak çift mevzuat rejimine tabidir.

Bu nedenle, asbest söküm, bakım ve uzaklaştırma faaliyetleri;

  • Sadece iş güvenliği tedbirleriyle değil,

  • Çevresel yükümlülükler de dikkate alınarak planlanmalı ve uygulanmalıdır.

Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Anayasa Kapsamında Asbestin Değerlendirilmesi

Asbestle ilgili faaliyetler, yalnızca iş sağlığı ve güvenliği veya çevre mevzuatı kapsamında değil, Türk Ceza Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası kapsamında da doğrudan hukuki ve cezai sorumluluk doğuran bir alandır.

Asbestin kontrolsüz şekilde çevreye yayılması, maruziyetin önlenmemesi veya mevzuata aykırı faaliyetler, belirli koşullarda suç teşkil edebilir.

Türk Ceza Kanunu Madde 181

Çevrenin Kasten Kirletilmesi

TCK Madde 181 uyarınca;

Atık veya artıkları, ilgili mevzuatta belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde toprağa, suya veya havaya veren kişi, çevreyi kasten kirletme suçunu işlemiş sayılır.

Asbest Açısından Değerlendirme

Asbest lifleri;

  • Tehlikeli atık niteliğindedir,

  • Solunabilir lif yapısı nedeniyle hava yoluyla yayılma riski taşır,

  • Uzun vadeli ve geri dönüşü olmayan çevresel ve sağlık zararlarına yol açar.

Bu nedenle;

  • Asbestli malzemelerin kontrolsüz sökülmesi,

  • Lif yayılımını önleyici önlemler alınmadan yapılan bakım ve tamir çalışmaları,

  • Asbestli atıkların mevzuata aykırı taşınması veya bertaraf edilmesi

durumlarında, kasten çevreyi kirletme suçu oluşabilir.

Kastın varlığı; failin, yaptığı faaliyetin asbest liflerinin çevreye yayılmasına yol açabileceğini bilmesine rağmen çalışmayı sürdürmesi hâlinde kabul edilebilir.

Türk Ceza Kanunu Madde 182

Çevrenin Taksirle Kirletilmesi

TCK Madde 182 uyarınca;

Çevrenin, taksirle kirletilmesi hâlinde de fail hakkında cezai sorumluluk doğar.

Asbest Açısından Değerlendirme

Asbestle ilgili çalışmalarda;

  • Gerekli eğitim ve sertifikasyona sahip olmayan personel kullanılması,

  • İş planı ve bildirim yapılmaması,

  • Uygun KKD ve mühendislik önlemlerinin alınmaması,

  • Asbestin çevreye yayılma riskinin öngörülebilir olmasına rağmen gerekli tedbirlerin ihmal edilmesi

durumlarında, çevresel kirlenme taksirle meydana gelmiş sayılabilir.

Bu hâllerde, “kasten” olmasa dahi, öngörülebilir ve önlenebilir bir riskin ihmal edilmesi nedeniyle cezai sorumluluk doğar.

TCK 181–182 Açısından Kritik Nokta

Asbestle ilgili faaliyetlerde;

  • “Bilerek yapmak” → TCK 181 (kasten)

  • “Gerekli özeni göstermemek” → TCK 182 (taksirle)

şeklinde iki ayrı cezai sorumluluk rejimi söz konusudur.

Bu nedenle, asbestle çalışmalarda “niyet” değil, sonuç ve alınmayan önlemler esas alınır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Açısından Asbest

Anayasa Madde 56 – Sağlıklı ve Dengeli Çevrede Yaşama Hakkı

Anayasa’nın 56. maddesi uyarınca;

Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Asbest Açısından Anayasal Değerlendirme

Asbest;

  • Bilimsel olarak kesin kanserojen olduğu kabul edilmiş,

  • İnsan sağlığına ve çevreye ciddi zararlar veren bir maddedir.

Bu nedenle;

  • Asbest liflerinin çevreye yayılmasına neden olan faaliyetler,

  • Çalışanların veya üçüncü kişilerin korunmaması,

  • Mevzuata aykırı uygulamalar

Anayasa ile güvence altına alınmış çevre hakkının ihlali anlamına gelir.

Bu bağlamda, asbestle ilgili yükümlülükler yalnızca idari bir zorunluluk değil, anayasal bir ödevdir.

Anayasal Sorumluluk ve Kamu Yararı

Asbestle ilgili faaliyetlerde;

  • İşverenler,

  • Uygulayıcılar,

  • Yetkililer

kamu yararını ve çevre hakkını gözetmekle yükümlüdür.

Anayasa’nın 56. maddesi, TCK 181–182 maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde;
asbestle ilgili mevzuata aykırı uygulamaların sadece idari ihlal değil, uygun şartlarda cezai sorumluluk doğurduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.

Sonuç: Asbest, Ceza Hukuku ve Anayasa Kapsamında Yüksek Riskli Bir Faaliyettir

Türkiye’de asbest;

  • İSG mevzuatı açısından çalışan sağlığı riski,

  • Çevre Kanunu açısından tehlikeli atık ve çevresel kirletici,

  • Türk Ceza Kanunu açısından suç konusu olabilen fiil,

  • Anayasa açısından sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlali potansiyeli

taşıyan çok yönlü bir hukuki rejime tabidir.

Bu nedenle, asbestle ilgili tüm çalışmalar;

  • Sertifikalı personel ile,

  • Mevzuata uygun planlama ve bildirimlerle,

  • Çevresel ve cezai sorumluluklar gözetilerek

yürütülmek zorundadır.

Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik

Asbest ile İlgili Hükümlerin Özeti

Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik; yıkım faaliyetlerinin çevreye, insan sağlığına ve çalışan güvenliğine zarar vermeden yürütülmesini esas alır. Yönetmelik, asbestin yıkım sürecindeki tespitini, sökümünü ve bertarafını açık ve bağlayıcı hükümlerle düzenlemiştir.

Yıkım Öncesi Asbest Zorunluluğu

Yıkıma başlanılmadan önce, yapıda asbestli imalat bulunup bulunmadığının tespiti zorunludur.
Asbest tespit edilmesi halinde:

  • Asbestin türü, miktarı ve bulunduğu yer belirlenir

  • Bu tespit çalışması asbest envanteri olarak kayıt altına alınır

  • Katı numune alma ve analiz işlemleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş laboratuvarlar tarafından yapılır

Asbest envanteri yapılmadan yıkım faaliyetine başlanamaz.

Ana Yıkım Öncesi Asbest Söküm Şartı

Yönetmeliğe göre:

  • Yapılardaki asbest ve benzeri tehlikeli kimyasal içeren imalatlar,

  • Sökülüp uzaklaştırılmadan ve

  • Seçici yıkım yapılmadan

ana yıkıma geçilmesi kesin olarak yasaktır.

Bu hüküm, asbestin yıkım sürecinde en kritik aşama olduğunu açıkça ortaya koyar.

Seçici Yıkım ve Asbestin Ayrılması

Yıkım sürecinde seçici yıkım uygulanması zorunludur. Seçici yıkım kapsamında:

  • Asbest ve diğer tehlikeli atıklar, yıkım öncesinde ayrılır

  • Sökümü mümkün olan tüm malzemeler türlerine göre ayrıştırılır

  • Asbestli atıklar, diğer yıkıntı atıklarıyla karıştırılamaz

Seçici yıkımın amacı; tehlikeli atıkları kontrol altına almak, çevre ve insan sağlığını korumaktır.

Asbest Sökümünde Uygulanacak Standart

Asbest içeren malzemelerin sökümü:

  • TS 13895 – Asbest İçeren Malzemelerin Sökümü ve Asbest Bertaraf Yöntemleri Kılavuzu
    standartlarına uygun şekilde yapılmak zorundadır.

Bu standart; söküm yöntemlerini, güvenlik tedbirlerini ve atık yönetimini teknik olarak tanımlar.

Çalışma Sırasında İş Sağlığı ve Güvenliği

Asbest söküm ve yıkım çalışmaları sırasında:

  • Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine uyulur

  • Çalışanların asbest liflerine maruziyeti önlenir

  • Gerekli kişisel koruyucu donanımlar ve güvenlik önlemleri eksiksiz uygulanır

Asbestli Atıkların Bertarafı

Sökülen asbestli imalatlar:

  • Ayrı olarak toplanır

  • Geçici depolama ve taşıma işlemleri mevzuata uygun şekilde yapılır

  • Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre, lisanslı tesislerde bertaraf edilir

Asbestli atıkların kontrolsüz şekilde çevreye bırakılması veya karıştırılması yasaktır.

Yönetmelik Kapsamında Net Sonuç

Bu yönetmelik uyarınca:

  • Asbest envanteri yapılmadan

  • Asbestli imalatlar sökülmeden

  • Seçici yıkım uygulanmadan

binaların ana yıkımına geçilemez.

Asbest, yıkım sürecinde hem çevresel hem de mesleki sağlık açısından kritik ve öncelikli bir risk unsuru olarak ele alınmaktadır.

bottom of page